
Sıçan Olmayan Bir Gemi
“Bram Stoker’ın Drakula’sı, yalnızca korku severlerin değil, herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir romandır. Hatta bilmem kaç temel eser tarzı listelerin üst sıralarında yer bulması gerektiğine de inanıyorum.
Denizcilik öykülerini seven, açık denizlerin gizemi, kaybolan gemilerin esrarı ve denizlerin altındaki sırlar gibi mevzulara balıklama dalan biri olarak romanda en çok sevdiğim bölüm Demeter’in Seyir Defteri bölümü oldu. Sadece beş sayfa olmasına rağmen aklımda en çok kalan kısım da bu oldu. Hatta geçtiğimiz yıllarda yayınlanan üç bölümlük Drakula dizisinin en güzel bölümü de Demeter gemisinde geçen “Blood Vessel” bölümüydü. İlk iki bölümü çok güzel olan o dizi, üçüncü bölümüyle hayal kırıklığı yarattı. Keşke üçüncü bölümü hiç çekilmeseydi, izlemeseydik. Neyse biz konumuza dönelim.

Varna’dan Whitby’e gitmek üzere yola çıkan Demeter adlı gemi, üzerinde ejderha damgası bulunan tahta sandıkları taşıma işini alır ve Olaylar Gelişir…
“Scary Stories To Tell in the Dark” ve “The Autopsy of Jane Doe” filmlerinden tanıdığımız yönetmen André Øvredal, bu filmde çelişkili bir performans sergiliyor. Film birçok olumsuz yönüne rağmen beğendiğim bir yapım oldu. Pratik efekt ve makyaj yerine CGI kullanılması göze batıyor. Ayrıca, mürettebatın yaşadığı dehşet ve bilinmezlik karşısındaki tepkilerini ikna edici bulmadım. Ancak bu olumsuzluklar beni filmden koparmadı. Genel atmosfer oldukça başarılıydı. Geminin yaşlılığı güzel bir şekilde yansıtılmış ve bu kasvet, klostrofobik bir gerilim yaratmayı başarmış. Nosferatu’yu andıran Drakula karakterini de beğendim. Ayrıca, filmde insanı düşündüren güzel replikler bulunuyor. İçlerinden en sevdiğim ise şuydu: ‘Sıçan olmayan bir gemi, doğaya aykırıdır…’
Film, kitabın birebir uyarlaması olmasa da, bu küçük kısmı serbestçe uyarlayarak doğru bir karar almış gibi görünüyor. Edgar Allan Poe’nun ‘Nantucketli Arthur Gordon Pym’in Öyküsü’ kitabını bir gecede bitirmiş biri olarak, bu filmi sevmemek benim için mümkün değildi zaten. Genel anlamda, geçer not veriyorum. ‘Last Voyage of the Demeter’ yahut Türkçe vizyon adıyla Drakula: Son Yolculuk, Dracula efsanesine yeni bir derinlik katıyor. Film, bir devam filminin geleceğini müjdeliyor gibi bitiyor; ancak umarım kötü bir devam filmi izlemeyiz.
Son olarak, Drakula ve vampirlerden hoşlananlar dışında, dar alan gerilimini sevenlerin de kaçırmaması gereken bir film olduğunu düşünüyorum.”


