Sanılanın Aksine: Obsession (2025)
Sadece yazmaya değil izlemeye de geç kaldığım bir film olan Obsession hakkında, müsadenizle, ben de birkaç şey söylemek istiyorum. “Müsade” istedim çünkü “Yahu, konuşulmadık ne kaldı?” diyebilirsiniz. Haklısınız; fakat yalnızca “Sanılanın aksine filmin kötü karakteri Bear!” demek için gelmedim. Bu arada “sanılanın aksine” ve “aslında” gibi kalıplarla anlatılan şeyler bana hep biraz tuhaf gelmiştir. Çünkü bir süre sonra o kadar çok tekrarlanır ki öyle zanneden kimse kalmaz. Rutkay Aziz’in adı sanılanın aksine Aziz Rutkay’dır. Brezilya’nın başkenti sanılanın aksine Rio de Janeiro değildir. “No Woman No Cry” sanılanın aksine “kadın yok, gözyaşı yok” anlamına gelmez. İlk aklıma gelenler bunlar. Bear karakterinin durumu da bana biraz öyle geldi. Zira yazılı ya da…
Metal Canavarlar Müzesi
Geçtiğimiz hafta eşim, annem ve babamla birlikte ufak bir Geyikli-Bozcaada kaçamağı yaptık. Tatilin açık ara en keyif aldığım durağı ise Eylül Araba ve Traktör Müzesi oldu. Aslında öyle çok büyük bir araba tutkunu sayılmam. Hatta araba tutkunu bile sayılmam. Lakin Huracan, 911 R, Mercedes One ve Ford GT gibi arabaları da yakından görünce insan bi bakakalıyor yahu! Araba dediğim için bile kendimi biraz kötü hissettim. Sanırım hüsn-i tabir sanatına başvurmam gerekirdi ancak makina, canavar, parça gibi laflar da benim üzerimde eğreti durdu. Sırayla yazdım ve sildim. En sonunda dümdüz araba diyerek devam etmeye karar verdim. Araba tutkunu değilim dedim fakat ikonik modeller, özellikle de sinema perdesiyle dirsek temasına girmiş, adeta…
Backrooms (2026) Film Eleştirisi
Büyük usta Francis Ford Coppola’nın şöyle bir sözü vardı: “Benim için büyük umut, şu küçük 8mm video kameraların çıkmasıyla normalde film çekemeyecek insanların da sinema yapmaya başlayacak olması. Ve biliyorsunuz, bir gün ansızın Ohio’daki şişman küçük bir kız yeni bir Mozart olacak ve babasının küçük kamerasıyla harika bir film çekecek. İşte o zaman sinemadaki o sözde profesyonellik sonsuza kadar yıkılacak ve sinema gerçekten bir sanat formuna dönüşecek.” Dijital kameraların hayatımıza girmesiyle bu sözün gerçek olacağına dair inancım artmıştı. Sonrasında her telefona canavar gibi kameralar konulunca bu inanç iyice pekişti. Aslında gerçek olmadı da diyemeyiz. Önce benim çok sevdiğim bir tür olan found footage ortaya çıktı, ardından yine aşırı sevdiğim bir…
Söyleşi: TOLGA URAL – KARANLIK ŞEYLER
Eşim korku filmleri izleyemez, korku kitapları okuyamaz. Sebebi de çok basit: Çünkü korkuyor. Ancak onu ufaktan ufaktan alıştırmak için slasher filmler izletmeye başladım. Hoşuna da gitmişti ancak o noktada inanılmaz bir hata yaptım ve şöyle dedim: “Bak; yaratık, hortlak, cin falan olmayınca korkmuyorsun işte. Zaten aslında çok saçma, şu izlediğimizin gerçekte olma ihtimali ne ki?” Biraz düşündü ve şöyle söyledi: “Ya aslında evimize baltalı bir manyağın girip bizi kesme ihtimali, kurt adam olma ihtimalinden daha yüksek.” Ardından o gece ışıklar yanık uyuduk ve maalesef slasher film maratonumuzun da sonuna geldik. İnsan kaynaklı bir kötülüğün, yaratık kaynaklı bir kötülükten daha korkunç olabileceği gerçeğini yüzümüze çarpmıştı. Korku101 ekibi olarak üzerinde en çok…
Bir Korku Hayranının Perspektifinden: Korku Filmleri Neden Hep Düşük Puan Alır?
Sinister‘ı ilk kez izledikten sonra IMDb sayfasını açtığımı hala hatırlıyorum. Film beni gerçek anlamda rahatsız etmişti; ucuz jump scare’lerle değil, boğucu atmosferiyle, mitolojisiyle, asla görmemeniz gereken bir şeyi izliyormuşsunuz hissi veren o Super 8 kasetleriyle. Sonra puannaı baktım: 6.8. Rotten Tomatoes’a geçtim, eleştirmenlerden 63%. Beni gerçekten etkilemeyi başarmış bir film için bu rakamlar adeta tokat gibiydi. Eğer korku hayranıysanız, siz de benzer bir anı kesinlikle yaşamışsınızdır. Belki Event Horizon‘ın Rotten Tomatoes’ta %29’da oturduğunu görünce, belki çok sevdiğiniz Saw‘ın %50’de takılıp kalmasıyla, ya da The Strangers‘ın %48’iyle. Filmi siz sevdiniz, korku topluluğu sevdi ama rakamlar bambaşka bir hikaye anlatıyor. Peki o zaman sorun ne? Bu kadar çok korku hayranı bu filmleri…
Korku Filmleri Artık Neden Korkutmuyor?
Tıklım tıklım dolu bir salonda, yılın en çok konuşulan korku filmlerinden birini izliyordum. İnternette okuduğum eleştiriler son derece olumluydu, Sosyal medyada herkes filmin ne kadar “dehşet verici” olduğundan bahsediyordu. İki saat sonra salondan çıktığımda aklımdaki tek düşünce şuydu: “Çok iyi film.” Fakat uyumadan önce evden gelen rutin seslerden ekstra irkilmeme neden olan, karanlık koridorun ışığını bir an önce açtıran bir film yıllardır görmedim. Yalnız olmadığımı biliyorum. Herhangi bir korku filmi hakkında yorumları okuduğunuzda ya da korku sineması tutkunu bir arkadaşınızla bir film hakkında konuştuğunuzda aynı hayal kırıklığıyla dolu soruyu siz de duymuşsunuzdur: korku filmleri neden artık korkutmuyor? Yıllardır korku hikayeleri okuyan, folklorik inançları araştıran, korku içeriği üreten ve sayamayacağım kadar…
En İyi Cadı Filmleri
Cadılar, yüzyıllardır anlatılagelen korku hikâyelerinin, mitlerin ve efsanelerin vazgeçilmez unsurları. Salem Cadı Mahkemeleri gibi gerçek olaylarla toplumsal belleğe kazınan cadılık, sinemada çoğu zaman doğaüstü korkunun en etkili kaynaklarından biri olarak kullanılmıştır. Buna ek olarak, kimi yönetmenler cadılık temasını sadece korkutucu değil, kimi zaman da komik veya fantastik bir unsur olarak görmüştür. Benim sinemaya olan ilgim, özellikle de korku türüyle olan bağım, çocukluk yıllarıma dayanıyor. O yıllardan beri, perili ev öykülerinden vampirlere, uzaylı istilalarından seri katillere kadar pek çok film izledim. Ancak cadı temalı yapımların yeri bende hep ayrı kaldı. Çünkü daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi ben bir folklorik korku tutkunuyum ve cadılık, folklorik korku denince belki de ilk akla…
80’lerin Korku Mirası
Nostaljik paylaşımların ve retro içeriklerin selam durduğu yegâne durak şüphesiz 80’lerdir. Biz “korkucular” için bu on yılın yeri bambaşka. Tabii bir de madalyonun öteki yüzü var: Asıl devrimin 70’lerde yaşandığını, 80’lerin ise o mirası sadece tükettiğini, hatta işi “bayağılaştırdığını” savunanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Hadi eğri oturup doğru konuşalım; tamamen haksız da sayılmazlar. Ancak, “Yerlisi oradan yemez, bilen oraya gitmez” tadındaki o ağır abi eleştirilerinden sıkılmış biri olarak haykırmak istiyorum: 80’ler güzeldi yahu! Sizin için, içinde pek de sürpriz barındırmayan ama türün temel taşlarını hatırlatan 10 filmlik bir liste hazırladım. Listeye bakınca “E bunlar zaten bildiğimiz işler” diye canınız sıkılabilir ama bunu bir “Giriş/101” dersi gibi düşünün. Aslında elimi korkak…
2025 Yılının En İyi Korku Filmleri
2025 yılı, korku filmleri açısından son derece zengin bir yıldı. Hem çok sayıda korku filmi vizyona girdi hem de bu filmlerin birçoğu korku sineması tutkunlarını memnun eden filmlerdi. Biz de Korku101 ekibi olarak, aynı geçen yıl olduğu gibi korku alanında filmler çeken, kitaplar yazan, film eleştirileri yazan, sosyal medyada içerik üreten ya da podcast/videocast yapan, görüşlerine önem verdiğimiz isimlere yılın en beğendikleri korku filmlerini sorduk. Bu yıl daha fazla isme favori filmlerini sorma şansımız olduğu için çok daha uzun bir liste ortaya çıktı ve listeye ağırlığını koyan bazı filmleri olsa da farklı filmler de kendine yer buldu. Aynı geçen yıl olduğu gibi Korku101 ekibinin seçimlerine listenin sonunda yer verdik. Hazırsanız…
Ters Köşe Korku – Gerilim Filmleri: Finali Sizi Sarsacak 15 Film
Filmin sonunda ağzınız açık kalacak bir twist yaşamak korku filmlerine dair en sevdiğimiz şeylerden biri. İyi kurgulanmış bir ters köşe, izlediğimiz tüm sahneleri yeniden düşünmenize, karakterlere bakış açınızı değiştirmenize ve “Nasıl fark etmedim?” sorusunu kendime sormamıza neden oluyor. Bu yazıda, korku sinemasının en başarılı twist finalleriyle öne çıkan filmleri göreceğiz. 14 filmlik listede saf korku filmlerinin yanında gerilim filmleri de bolca var zira plot twist konu olunca gerilim filmleri olmadan liste yapmak pek olmuyor. Sanırım “listede bolca gerilim filmi de var” cümlesini birkaç yazıda daha kurmuştum. Yakın zamanda bu korku-gerilim ayrımı meselesine dair bir yazı yazmak da iyi olabilir. Son bir nottan sonra listeye geçelim, ters köşe filmlerinden bahsederken spoiler…



































