
Kork International Horror Film Festival Direktörü Onur Doğan İle Söyleşi
Korku sineması tutkunlarını oldukça heyecanlandıran, Türkiye’nin ilk korku filmi festivali olma unvanını taşıyan ve 27 Ekim 2024 tarihinde gerçekleşecek Kork Uluslararası Korku Film Festivali’nin direktörü Onur Doğan ile bir söyleşi yaptık. Söyleşiyi okuyarak, Kork International Horror Festival’e dair merak ettiğiniz tüm detayları öğrenebilirsiniz.
Korku101: Merhaba. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Bu festivali düzenlemeden önce neler yaptınız? Korku sinemasına ilginiz nasıl başladı?
Onur Doğan: Merhaba, ben Onur Doğan. KORK Uluslararası Korku Filmi Festivali’nin kurucusu ve festival direktörüyüm. Festivalden önce aslında ben de bir sinemacıyım. Üniversite ve yüksek lisansta sinema eğitimi aldım. Reklam yönetmenliği yapıyorum. Korku sinemasına ilgim çocukken izlediğim ilk korku filmi ve aynı zamanda hala en sevdiğim korku filmi olan Child’s Play (1988)’i izlemem ile başladı. Sonrasında korku yerini merak duygusuna bıraktı, o da zamanla ilgiye ve tutkuya dönüştü bir çoğumuz gibi. Lise dönemlerimde George A. Romero sineması ve 70’ler 80’ler korku sinemasını keşfim ile devam etti. Lisede Saw serisinin bende ayrı bir yeri vardır. İstanbul Üniversitesi’nde sinema okurken akademisyenlerimizden birinin en rahatsız edici istismar filmleri koleksiyonu vardı ve isteyen öğrencilere filmleri kopyalıyordu. Bu filmleri izlemek, kendi sınırlarımı zorlamak, sinemada daha fazla, daha farklı ne yapılabilir şeklinde araştırma duygusuyla birlikte korku hep hayatımın bir parçası oldu. Daha sonra ben de korku kısa filmleri yapmaya başladım.
Korku101: KORK International Horror Film Festivali’nin ortaya çıkışı nasıl oldu? Bu fikir nasıl gelişti?
Onur Doğan: 2017’den beri kısa film ve festivallerin içindeyim. İlk kısa filmim C.O.D. (2017) ve ikinci kısa filmim The Rejected (2019) ile birlikte Türkiye’de ve dünyada yaklaşık 80-85 festivale seçildim, yarıştım. Bir kısmından ödül aldım bir kısmına fiziksel olarak katılım imkanım oldu. Bunların arasında İzmir Kısa Film Festivali, IFSAK, Eskişehir Film Festivali gibi önemli yerel festivallerimizin yanında, FilmQuest, Morbido Fest, LUSCA Fantastic Fest, HorrorHound Film Festival, Hollywood Horror Fest, Horrrorvision, Hell de Jenario, Oculto Film Festival, Tirana International Film Festival gibi prestijli dünya festivallerinde seçkiye alındım ve finalist oldum. Dolayısıyla film yönetmeni ve yapımcısı tarafında özellikle genre festivalleri alanında önemli bir tecrübem oldu. Bu yıl yeni bir korku kısa filmi çektim. Ömer Seyfettin’in Bomba öyküsünü filme uyarladım ve hedefim yine bir önceki filmde olduğu gibi dünyadaki prestijli genre festivalleriydi. Daha sonra ekip ile Türkiye’de nerelerde gösteriliriz acaba diye konuşurken biz de pek fazla genre festivalinin olmadığını konuştuk. Özellikle gelenekselleşmiş ve sürekli düzenlenen bir korku festivalinin olmayışı Türkiye’de korku filmi üreten uzun ve kısa metraj film yönetmenlerinin gösterim ve temsil alanlarını çok kısıtlıyordu. Bu gibi ihtiyaçlardan yola çıkarak ve bahsettiğim gibi dünyada bir çok örneğini bizzat katılımcı olarak deneyimlediğim korku festivallerinin ardından ”biz yaparsak nasıl bir korku filmi festivali yaparız? ” şeklinde düşünmeye başladık. Bir sinemacı gözü ile bir film festivalinden beklediğimiz ne varsa onları yerine getiren ve gelenekselleşerek İstanbul’da hem yerli hem uluslararası filmler için bir temsil alanı, seyirci ile nitelikli korku filmlerini buluşturan bir merkez olmayı hedefliyoruz.

Korku101: Festivalin isminin “KORK” olduğunu görüyoruz. Böyle direkt bir isim koymanızın özel bir nedeni var mı?
Onur Doğan: Bu aslında markalaşmak istediğimiz yön ile alakalı biraz. Basit, akılda kalıcı ve kapsayıcı bir isim arayışındaydık. Her zamana hitap edebilecek köklerden gelen bir isim düşünürken korku kelimesinin kökü olan kork’un iyi bir isim olacağını düşündük. Uluslararası katılımcılarımız için de belki kulağa kaba, sert gelen bir isim olacak (olmasını istediğimiz gibi). Anlamını öğrendiklerinde festivalin ismini çok beğeniyorlar. Bir de asıl kimliği uluslararası bir festival olduğu için dünya ile Türk korku geçmişini, geleneklerini, terimlerini, yurtdışındaki takipçilerimiz ve katılımcılarımız ile entegre etmek istiyoruz. Bu yüzden de anlamını öğrenmeleri gerekecek Türkçe özel bir kelime seçmeyi uygun gördük.

Basit, akılda kalıcı ve kapsayıcı bir isim arayışındaydık. Her zamana hitap edebilecek köklerden gelen bir isim düşünürken korku kelimesinin kökü olan kork’un iyi bir isim olacağını düşündük
Korku101: Bu yılki festivalin bir teması mevcut mu veya öne çıkan bir konsept var mı?
Onur Doğan: Festivalimiz bu Ekim ayında ilk kez yapılacak. Yaklaşık bir buçuk yıllık bir ön hazırlığımız oldu. Bu süreçte ben de kendi korku filmimi çektim ve şu an eş zamanlı olarak festivallere gönderdiğim yoğun bir süreçteyim. Bu nedenle pek acele etmiyoruz festivali geliştirme noktasında. Ağır, sağlam ve sürdürülebilir adımlar önceliklerimiz. Henüz ilk seçkisini yapan, bir gün fiziksel olarak düzenlenen, hiç bir yerden, kurum, kuruluştan destek almayan, tamamen özel ve bağımsız, kesinlikle sansürsüz, mütevazi bir festivaliz. Jürimiz Türk ve uluslararası üyelerden oluşuyor. İlk yılımızda 116 film başvurusu aldık ve 15 film seçtik. Bunların 2’si uzun metraj, 10’u uluslararası kısa film ve 3’ü Türk kısa korku filmi. Önümüzdeki yıllarda başvuru sayımız, festivali fiziksel olarak düzenleyebileceğimiz gün sayısı, ekibimizin ve gönüllülerimizin sayısı arttıkça biz de diğer korku festivalleri gibi tematik alanlar ve konseptler düzenlemeyi planlıyoruz. Şu an için filmlere belirlediğimiz herhangi bir tema yok. Tamamen serbest. Yalnızca filmin korku sineması öğeleri taşıması gerekiyor ve korku-komediden çok iyi bir film olmadıkça uzak duruyoruz. Korku, gerilim, gore, vahşet filmleri önceliğimiz.
Korku101: Festivalin online ve fiziksel formatı hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz? İzleyiciler ve katılımcılar için ne gibi farklılıklar olacak?
Onur Doğan: Bu yıl online bilete sahip olan seyircilerimiz bir (1) hafta boyunca tüm filmlere özel Vimeo linki ile ulaşabilecekler. Fiziksel bilete sahip seyircilerimiz ise 27 Ekim’de Torun Center Sinemaları’nda tüm gün filmleri daha sonra açıklayacağımız programdaki sıra ile izleyebilecekler ve festival sonunda yine sinema salonunda gerçekleştireceğimiz ödül törenine katılım gösterip festivale gelen film ekipleri ile bir arada olma şansını elde edecekler. Online biletler filmfreeway sayfamızın ticket bölümünde bulunabilir. Fiziksel katılım biletlerimiz yakında biletinial.com‘dan ulaşılabilir olacak. Geçtiğimiz yıllar boyunca birbirinden farklı çaplarda yapılan ve farklı sürelerde organize edilen bir çok festivale şahit oldum. 1 yıllık, 5 yıllık, 10 yıllık ve 20 yıllık korku filmi festivallerinin arasındaki organizasyon ve olanak farklarını çok iyi biliyorum. Biz de buna göre gidiyoruz. Şu an için maddi desteğimiz ve gücümüz çok fazla değil. Bu nedenle 1 gün organize edebiliyoruz festivali. Herhangi bir workshop, etkinlik düzenleme imkanımız ilk yıl için yok. Sadece film gösterimleri ve ödül töreni yapacağız. Ancak buna rağmen bir çok 10 yıl üstü festivalin yapmadığı ve maddiyattan çok vizyon ile ilgili olan bazı konularda iddialı başladığımızı söyleyebilirim. Örneğin finalist film ekipleri ile YouTube ve Spotify’da yayımlanan bir videocast serisine başladık. Burada yönetmenler ve oyuncular kendilerini, filmlerini tanıtabiliyorlar. Yurtdışından katılan ekipler için Türkçe altyazı ve Türk film ekiplerinin izlenmesi için İngilizce altyazı seçeneklerimiz var. Bunun yanında yine bir çok büyük festivalin yapmadığı şekilde toplam 12 farklı kategoride ödül veriyoruz. ‘Altın Kurukafa’ adını verdiğimiz heykelciklerimiz ödül töreninde sahiplerini bulacak.
Korku101: Festival programında hangi türden filmler yer alacak? Özellikle desteklediğiniz veya teşvik etmek istediğiniz bir alt tür var mı?
Onur Doğan: Festivalde tür ve alt-tür kategorileri ve konuları tamamen serbest. Her türden iyi film örneği festivalimizde kabul görüyor. Yeni bir festival olduğumuz için ilk yıl için festivale başvurularda yapım yılı sınırı koymadık. Genellikle festivallere 2-3 yıldan eski filmler başvuramazlar. Ancak bizde düzenli bir genre festivali zaten yok. Dolayısıyla 4-5 yıllık, uluslararası bir çok festivali dolaşmış bir korku filmi halen Türkiye’de ve Türkçe altyazı ile ilk kez gösteriliyor olacak. Bu bizim için doğru bir karar oldu böylece son 4-5 yılın en iyi, en iddialı filmleri festivalimize başvurma şansı yakaladı. Bu yüzden finale kalan, seçkiye alınan filmlerin hepsinin çok iyi ve iddialı filmler olduğunu söyleyebilirim. Türk filmlerinde ise durum farklı. Bizde üretim çok az olduğu için özel bir yerli film kategorisi açtık ve seyirci ile buluşturabileceğimiz nitelikte 3 film seçtik. Bu kategorinin de festivalimiz gelenekselleştikçe ve Türkiye’de korku filmi üretimi arttıkça yıllar içinde daha nitelikli filmlerle dolacağına inanıyoruz. Festivali düzenlememizdeki amaçlardan biri de zaten buna imkan sağlamak ve sebep olmak. Umarım bu gelişimi festivalin süreci ile önümüzdeki yıllarda hep birlikte görebiliriz. Bu anlamda Türk korku filmlerinin üretimini teşvik ediyoruz diyebilirim. Hem bu alanda özel bir kategori açtık, En İyi Türk Korku Filmi ödülümüz var ve Türk filmlerinden başvuru ücreti almıyoruz.
Korku101: KORK Film Festivali için yerli ve yabancı yapımcıların ilgisi nasıl oldu? Uluslararası alanda nasıl bir yankı bulmayı bekliyorsunuz?
Onur Doğan: Aslında festivalin stratejisini özellikle tersten kurduğumuzdan bahsedebilirim bu noktada. Başvurular ve gelen filmler de bu stratejimizin yönüne paralel ilerledi. Biz KORK’u önce yurtdışında tanıtmak, yurtdışında belirli bir noktaya getirirken Türkiye’de seyirci ve Türk sinemacılarla paylaşmak gibi bir yol izledik. Çünkü yurtdışında korku filmi üretimi, filmlerin çeşitliliği, seyirci profilinin çeşitliliği, festivallere ve korku sinemasına sadakatin ve talebin fazlalığı gibi konular gündemimizdeydi. Türkiye’de zaten korku filmi yapımı oldukça kısıtlı bir de içlerinde nitelikli olanlar çok az sayıda. İyi örnekler de Türkiye’de film yapıp, yurtdışı festivallerini tercih ediyorlar. O yüzden biz de önceliğimizi yurtdışına verip oradaki kaliteli filmleri festivalimize çekmek gibi bir yol izledik. Bu sayede ilk yılımızda Sitges, Screamfest, Morbido Fest, FilmQuest gibi seçkin korku filmi festivallerini dolaşmış ödüllü filmler ve XYZ filmin dağıtımcılığını üstlendiği New Life gibi uzun metraj filmler bize başvurdular ve seçkiye girdiler. Bence yeni bir festival olmamıza rağmen, İstanbul’da yeni bir coğrafya ve yeni seyirciler ile filmlerini buluşturmak için bir fırsat olarak görüp başvuruyorlar. Dünya festivallerini dolaşan ve büyük festivallerde finalist olarak yarışan bazı yeni filmler bu yıl KORK’ta da bir kez daha karşı karşıya gelecekler. Bizim için en önemlisi bu festivali sürdürmek ve gelenekselleştirmek. Yıllar geçtikçe imkanlarımızın çok daha fazla genişleyeceğini ve ülkemizi temsil eden uluslararası bir korku kültürü etkinliğine dönüşeceğimizi umuyorum. Dünyada çok farklı coğrafyalarda öne çıkan genre festivalleri var. KORK’un hedefi de Türkiye’de bunu başarmak.

Bizim için en önemlisi bu festivali sürdürmek ve gelenekselleştirmek. Yıllar geçtikçe imkanlarımızın çok daha fazla genişleyeceğini ve ülkemizi temsil eden uluslararası bir korku kültürü etkinliğine dönüşeceğimizi umuyorum. Dünyada çok farklı coğrafyalarda öne çıkan genre festivalleri var. KORK’un hedefi de Türkiye’de bunu başarmak.
Korku101: Korku sinemasının Türkiye’deki yeri ve uluslararası sinema arenasındaki konumu hakkında ne düşünüyorsunuz ve festival sizce bu konuda nasıl bir rol oynayacak? Uzun vadede yerli korku sinemasında KORK’un rolü ne olacak?
Onur Doğan: Ben de bir korku filmi yönetmeni olarak çok iyi biliyorum ki ülkemizde nitelikli korku filmi üreten yönetmenler, yapımcılar ülkemizdeki gösterim imkansızlıklarına, kendilerine alan bulamama konusuna, sansüre karşı tamamen küsmüş ve ümidini kesmiş durumdalar. Bu yüzden ben de dahil bir çok kişi yaptığı filmleri ağırlıklı olarak uluslararası festivalleri ve seyircileri hedefleyerek yapıyor. Ama festivalimiz de tam olarak bu eksiği kapatmak için doğdu. Özellikle tam bağımsız ve sansürsüz yapımızı koruyarak gerçek bir genre festivali olma ve türün her alanındaki filmleri kapsayıcı bir festival olma özelliğimizi korumak en büyük önceliğimiz. Bence yurtdışına başvuran filmlerimiz bizim de uluslararası filmler tarafından tercih edildiğimizi gördükçe, İstanbul’da nitelikli ve seyirci ile filmleri buluşturan bir festival olduğumuzu gördükçe festivalimizi benimseyecek ve bir parçası olmak isteyeceklerdir. En önemlisi Türkiye’de korku filmi çekmek isteyenler için ”Film çeksek nerede göstereceğiz, hiç bir festival bizi kabul etmez” gibi bir algıyı yıkmak bizim için. KORK, seçkisine aldığı her filme ödül alsın almasın önem veren, değer veren ve filmleri tanıtıp öne çıkaran bir festival. KORK’un seçtiği yerli korku filmlerini, ileride yurtdışındaki festivallerin de tercih edeceği, seçici bir rolünün olacağını düşünüyorum.

Festival direktörü Onur Doğan’ın söyledikleri bizi gerçekten heyecanlandırdı. Türkiye’nin ilk korku festivalinde gösterime girecek tüm filmleri ve bu festivalin hayata geçmesini sağlayan Onur Doğan’ı tekrar tebrik ediyor ve teşekkür ediyoruz.


