Dünyanın En İyi Korku Filmi
Tahminen on beş sene önce bir arkadaş ortamında, benim yerel bir gazetede sinema köşesi yazdığımdan konu açıldı. Öyle olunca uzun bir sinema sohbeti başladı. Ben de asıl ilgi alanımın korku filmleri olduğunu söyledim. O ana kadar sessiz kalmayı tercih eden arkadaşlardan biri bana şöyle bir istekle geldi:“Abi, bana bir korku filmi öner ama çok korkunç olsun, altıma edeyim!” Ben de düşündüm. Rüştümü ispat etmek için hemen bir cevap vermek istedim. Bir şey söylemeliydim ve bir daha denk geldiğimizde bana “Altımıza ettik!” demeliydi. “Halka” dedim. Tam gerinerek arkama dayanacaktım ki, “İzledim, pek de korkmadım” dedi. Yani seçimimi beğenmemişti. Bunun üzerine en beğendiği korku filmini sordum. “Soldaki Son Ev” dedi. Ben de…
Jump scare Nedir?
Kahramanımız aynalı banyo dolabını açar ve diş fırçasıyla macununu alır. Bu esnada müzik giderek yükselir ve dolap kapağı kapandığında aynada karakterin arkasında bir varlıkla karşılaşma anını beklemeye başlarız. Ancak hiç bir şey çıkmaz ve müzik boşuma yükselmiş olur. Çıkmaz çünkü artık bu formül çok kullanılmıştır seyirci yemez diye düşünür yönetmen. Bu yüzden biz o yerimizden sıçrayacağımız anı hemen sonrasında kameranın döndüğü anda banyo kapısının camında beliren silüetle yaşarız. Sonuçta o an yaşanır ve bedenimizi sıçramanın ardından güvenli anda korkmanın yaşattığı o tatlı rahatlamaya bırakırız. Spoiler için sürprizbozan kelimesini kullanıyoruz ve çok güzel da oluyor. Fakat jump-scare için güzel bir şey bulamadık. Aklıma “Yürek hoplatan” geldi ancak o kalıp “ünlü manken…
Kurşun Bitene Kadar Kork: Aksiyon Dolu 11 Korku Filmi
Korku sineması sadece hayaletli konaklardan ibaret değil. Bazen yaratıklarla çatışıyoruz, bazen zombilerle barikat kuruyoruz, bazen de vampirle uçak yolculuğuna çıkıyoruz. Aksiyonla beslenen bu 11 korku filmi, adrenalini dehşetle karıştırmak isteyenler için birebir. Overlord (2018) Sadece Wolfenstein yahut Call of Duty’nin zombili modunun filmi yazsam yeterli olur aslında. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki bir Fransız köyüne paraşütle inen Amerikan askerleri… ama karşılarında sadece Nazi yok: Genetik deneylerle yaratılmış canavarlar da var. Bir yanda savaşın gerçekliği, diğer yanda zombiye yakın yaratıklar. İlk sahnesinden itibaren vurucu, karanlık, şiddetli ve sürükleyici. Cloverfield (2008) Bu film bir JJ. Abrams filmi ve Lost’un en rövaçta olduğu dönem çekildi. O zamanlar filmdeki yaratık Lost’un yeni…
En İyi Vampir Filmleri
Vampirler, korku camiasının en çok rencide edilen varlıkları. Bazen aristokrat, bazen neredeyse bir zombi. Bazen yakışıklı, bazen iğrenç. Akla gelecek her şekilde resmedildiler. Gerçekten varlar mı, olan bitene bozuluyor, güceniyorlar mı? Bilemeyiz. Ancak yakın zamanda Robert Eggers’in başyapıt niteliğindeki Nosferatu uyarlamasıyla vampir meselesini tekrar gündemimizin en baş köşesine aldık. Hal böyleyken en iyi vampir filmleri listesi yapmamam ayıp olurdu. Şimdi, hem klasiklere saygı duruşunda bulunacağımız hem de türün sınırlarını zorlayan filmleri anacağımız bu listeye geçelim. Kanınızı donduracak bir seçki sizi bekliyor! 1. Nosferatu (1922, F.W. Murnau) / (2024, Robert Eggers) Sessiz sinemanın zamansız klasiği. Max Schreck’in canlandırdığı vampir öyle bir vampirmiş ki o dönem Max Schreck için gerçek vampir…
Nosferatu Film İncelemesi
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ben bu filmi çok sevdim. Uzun süre bundan daha iyi bir film izleyeceğini sanmıyorum ve bunu bilerek yaşantıma devam etmek zorundayım. Kültürümüzde ve başka birçok kültürde görülen bir motif vardır: Bir şeyi ismiyle çağırmamak. Örneğin, bu yüzden “börü” yerine “kurt” denir. Aynı şekilde, The Conjuring filmindeki Valak karakteri tüm gücünü, adının bilinmemesinden alır. Yahudi mitlerinde de bu kural oldukça katı bir şekilde karşımıza çıkar. İşte, bu kaçınma geleneğinin telif amacıyla yapılmış olan bir versiyonu da “Nosferatu” adıyla bilinir. Tabii ki amacım 102 yıl önce yapılanları yermek, aklamak ya da herhangi bir tarafı tutmak değil. Sadece hoş bir detay olarak bu noktayı paylaşmak istedim. Hiç bilmeyenler için…
Folklorik Korkunun Değişmez Öğeleri: Dünyadan Korkunç Yaratıklar
Üç harfliler, iyi saatte olsunlar, karışıklar ve daha nice şekilde isimlendirilen varlıklar sadece bizim kültürümüzde yok. Dünyanın hemen hemen her bölgesinde böyle anlatılara ve varlıklara ulaşmak mümkün. Ben de bunların içinde en çok bilinenleri bu yazıda toplamak istedim. Goatman (Amerikan folkloru) Latin Amerika’nın Chupacabra efsanesi, Yunan mitolojisinin Pan yahut Satirleri ve ya Keltlerin Cernunnos anlatıları. Bunlardan hangisi diye düşünmeye gerek yok çünkü aslında bunların hepsi. Çünkü Goatman diğer varlıklara göre oldukça genç ve modern bir efsane. Haliyle hepsinden parçalar taşıması ve etkilenmesi oldukça doğal. Creepypasta hikayeleri ve internet efsaneleriyle büyüyen Amerikan folklörünün modern efsanesi Goatman. Bu efsaneyle alakalı en bilinen anlatı, bir genetik deneyin ters gitmesi ve deneyi yapan bilim…
The Substance İncelemesi
Cannes Film Festivali’nin en çok alkışlanan filmi olduğunu duyduğum an beklentimi düşürdüm. Bunun sebebi Cannes’a burun kıvırmak değil, öyle anlaşılmasın. Genel olarak çok şişirilen filmleri büyük beklentiyle izleyince salondan hayal kırıklığı ile ayrılıyorum. Bunun son örneği de Longlegs olmuştu ve filme sinirlenmiştim. Onun üzerine yazdıklarıma da buradan ulaşabilirsiniz: Longlegs inceleme. Bu sebepten hakkında pek fazla bilgi toplamadım ve bir şeyler duymaktan kaçındım. Film, Hollywood Bulvarı’nda bir yıldızı bile olan ancak yaşlandığı için televizyonda yaptığı aerobik programına bile son verilen Elisabeth Sparkle’ın geçirdiği kaza sonucunda tanıştığı gizemli bir şirketten hizmet almasını ve sonrasında yaşananları anlatıyor. Bu şirket, sizin genç ve kusursuz bir halinizi ortaya çıkarabilen bir teknolojiye sahip. Şimdilik bu kadar…
Smile 2 İnceleme: Gülümseme Şimdi Daha da Korkunç
İlk filmi çok beğenmiştim. Kendini olduğundan daha derin gibi göstermeye çalışan ve bunu da eline yüzüne bulaştıran korku filmleri üzerimize kürekle atılırken, eski usül bir korku filmi olarak gönlümü fethetmişti. İkincisinin çekileceğini duyduğumda, “uzatıp sündürmeseler bari” diyerek beklemeye başladım. Vizyon tarihi geldi çattı ve ben de salondaki yerimi aldım. Konusundan da bahsedeyim: Popstar Skye Riley, bir yıl önce trafik kazası geçirmiş ve kariyeri yokuş aşağı gitmiştir. Tekrar bir çıkış yakalayan Riley, yeni bir turneye başlamak üzereyken gülümseyerek delirten varlığın musallatına uğrar ve olaylar gelişir. Milyonların gözü önünde olan bir starın, her ne olursa olsun sadece çözüme kanalize olmak yerine bir de yaşadıklarını saklamak zorunda olmasının getirdiği yük, gerilimi ve kahramanımızın…
Terk Edilmiş Yerlere Gitmeyin!
Anadolunun tekinsiz yerlerinin bizim ilgimizi çekmesi tahmin edilebilir bir şey. Ancak bu zamana kadar podcast yahut sitemizdeki içeriklerde bu mekanlarla ilgili tam adres vermemeye, şehir bilgisi dışında bir yer söylememeye özen gösterdik. Bunun bize göre çok önemli bir sebebi var ve bu sebepleri size madde madde sıraladığımız bir yazı yazmaya karar verdik. Aynı meseleden bahsettiğimiz podcast bölümümüze de buradan ulaşabilirsiniz. Issız yerlere, terk edilmiş evlere gidip çekim yapmak bir süredir çok moda. Öyle ki bunların bazıları anlatı neyse onu gösteren gerçekçi içerikler ancak büyük bir çoğunluğu izlenme sayısını artırmak için ucuz numaralarla dolu videolar. Kapıyı çarparken kadraja giren kollar, replikleri ezberletilmiş sözde köylüler, hoparlörden açılan Arapça sesler ve hatta siyah…
Longlegs Film İncelemesi: Ne Anlatıyorsun Cambaz?
-Bu yazı sürprizbozan(spoiler) içermektedir.- “Kuzuların Sessizliği‘nden Bu Yana Çekilmiş En İyi Seri Katilli Korku Filmi” Bu ifade öyle büyük bir iddia ki, duyduğunuzda beklentiye girmemek imkansız. Herhangi bir şeyi hızla göklere çıkarmak ve aynı hızla yerin dibine sokmak, çağımızın hastalığı haline geldi. Sadece bir kek pişirerek dünyanın en iyi şefi olabilirsiniz yahut görüntüsü kötü olduğu için (çünkü sosyal medyada tatma imkanı yok) ölmenizi dileyen kalabalıklarla karşılaşabilirsiniz. Hâl böyle olunca, bir sanat eserinin de bundan nasibini alması kaçınılmaz oluyor. Bu yazıya böyle giriş yapmamın sebebi, Longlegs’in son birkaç yılın en çok abartılan filmi olduğunu düşünmem. Filmden sonra terapilere gitmek zorunda kaldığını iddia edenlerden tutun, sinema salonunda sinir krizi geçirdiğini söyleyenlere kadar…




































